Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman
içinde bir çocuk yaşarmış. O çocuk bir gün erik yemiş ve çekirdeğini dışarı
atmış. Erik çekirdeğinin duyguları varmış. Erik çekirdeği meğer ağlıyormuş
çünkü o toprağa değil, yola düşmüş. Ama onu bekleyen çok zorluk ve sorun
varmış. Erik çekirdeği birdenbire yerin titrediğini hissetmiş. Bir bakmış araba
geliyor! Çok korkmuş, son anda bir çocuk gelmiş ve erik çekirdeğine bir tekme
atmış. Arabadan kurtulmuş ancak çocuk ona o kadar sert vurmuş ki canı çok acımış.
Her yeri acıyormuş ancak pes etmemiş çünkü biliyormuş ki zorluklar başarının
değerini artıran süslermiş. Sonra rüzgâr çıkmış ve onu yollardan uzaklaştırmış.
Sizce nereye gitmiş? Erik çekirdeği rüzgâr çıktığında o kadar çok sarsılmış ki
baygınlık geçirmiş. Gözlerini açtığında tarladaymış ama bir fark varmış. Orada
bir sürü aralarına yeni gelen erik çekirdeğini konuşan bitkiler varmış. Erik
çekirdeği çok mutlu olmuş çünkü yalnız taş duvar olmazmış ve artık arkadaşları
olduğuna göre iyi bir hayat yaşayabilirmiş. Aralarından bir tanesi erik
çekirdeği gibi bir tohummuş. İsmi ise Kahraman Cek imiş. Kahraman Cek’in en
büyük korkusu fırtına imiş çünkü fırtına diğer bitkiler gibi kökü olmayan erik
çekirdeği ve Kahraman Cek’i uçurabilirmiş. O yüzden her gün fırtına çıkmasına önlem
olarak yanında erzak taşırmış. Gelmiş,
çatmış fırtına günü ve Kahraman Cek ve erik çekirdeğini çok uzağa
fırlatmış. Erik çekirdeği hırpalandığı halde mutluymuş. Kahraman Cek ile aynı
yere düşmüş, ayrıca bir de Kahraman Cek’in erzağı varmış. Ama bu seferki faklı
bir zorlukmuş. Onlar çöldeymişler! Sonra karşılarına birdenbire bir çöl tilkisi
çıkmış. Biliyorsunuz ki çöl tilkileri rahat durmaz. Tilki arkadaş canlısı gibi
davranarak erik çekirdeğini kapıp gitmiş. Kahraman Cek’in yanında ip varmış.
İpi tilkinin kuyruğuna bağlayıp onunla birlikte gitmiş. Tilki erik çekirdeğini
kırmaya çalışırken Kahraman Cek yardımına koşmuş. Birlikten kuvvet doğarmış ve
tilkiyi birlikte yenmişler. Tilki yenildikten sonra onların çaresiz olduklarını
anlayıp onların yardımına koşmuş.
Aradan üç ay geçmiş ve sonunda
tarlaya varmışlar. Vardıklarında bahçıvan onları görmüş ve onlara destek olmuş.
Yıllar sonra erik çekirdeği bir erik ağacı ve Kahraman Cek ise bir çınar ağacı
olmuş. Sabreden derviş muradına ermiş. Sonra her taraflarına tohum saçarak ve
yardımlaşarak nerede ise orman olmuşlar. Ne de olsa bir elin nesi var, iki elin
sesi varmış. Kıvanç
David BULDAN 5-B